|
Tuanam
|
 |
« : Şubat 14, 2008, 11:20:51 » |
|
Rasim, bir aksam okuldan döndügü vakit, kendi ismine gelmis bir zarf buldu. Icinde, cicekli bir kagit üstüne, su satirlar yaziliydi: "Rasim Bey, Ben sizi uzaktan uzaga seven bir genç kizim. Çok güzel oldugumu korkmadan söyleyebilirim. Dünyada en büyük emelim sizin tarafinizdan sevilmek ve sizin kariniz olmaktir. Fakat yaslarimiz cok kücük oldugu icin zannederim ki birkac sene beklemek gerekecek. Simdilik kendimi size tanitmayacagim. Mektuplarinizi ..... adresine taahhütlü olarak gönderiniz. Benim cok mutaassip bir beybabam vardir ki, cok az sokaga cikmama müsaade eder. Bununla birlikte belki bir gün ayaküstü görüsebiliriz. Kendimi simdiden sevgiliniz ve nisanliniz saydigim için sizinle görüsmeyi fena ve ayip bir sey saymiyorum. Evde yalnizliktan çok canim sIkIliyor. Mektuplariniz benim icin bir teselli olacaktir." On alti yasina gelmis her okul cocugu gibi, Rasim icin de hayatta sevilip sevmekten daha önemli bir sey yoktu. Bu mektubu okur okumaz yüregine bir ates düstü. Tanimadigi bu kizi deli gibi sevmeye basladi. O gece sinemaya gidecekti, vazgecti, erkenden odasina cekilerek kendisini seven bu genc kiza uzun bir mektup yazdi. Mektubu posta kutusuna attigi zaman birdenbire on yas büyümüs gibi gurur duyuyordu. Isminin Bedia oldugunu söyleyen bu genc kiz, Rasim'in mektuplarina düzenli olarak cevap veriyor, eger bir iki gün geciktirecek olursa kiyametleri kopariyordu. "Sizi ne kadar sevdigini ve sizin mektuplarinizdan baska tesellisi olmadigini söyleyen bir zavalli kizin gözlerini yollarda birakmak dogru olur mu? Hem mektuplarinizi cok kisa yaziyorsunuz.
Bir rica daha: mektuplarinizi biraz okunakli yaziyla yazamaz misiniz?"
Genc okullu, aksamlari erkenden odasina kapaniyor, sevgilisine kendini begendirmek icin saatlerce müsveddeler yaparak, kitaplar gibi uzun mektuplar yaziyordu. Bedia ayni zamanda merakli bir kizdi. Bazen söyle sorular sordugu da oluyordu:
"Evlendigimiz zaman balayimizi gecirmek icin acaba Italya'ya mi gidelim, Isvec'e mi? Bu iki memleket acaba nasildir? Halki nasil yasar ne is görür? Oralara gitmek icin hangi denizlerden hangi memleketlerden gecilir?" Yahut da "Sen Abdülhak Hamit Bey'in Esber'ini okudun mu?
Nerelerini en çcük düsmemek icin, cografya ve edebiyat kitaplari karistiriyor, onun istedigi bilgiyi toplamak icin günlerce cirpiniyordu. Bedia bir mektubunda ona söyle darildi: "Sizinle muhakkak görüsmeye karar vermistim. Dün okul dönüsünde yolunuzu bekledim. Fakat bir genc kizin sevgilisi oldugunuzu hatirlamamis, cok fena giyinmistiniz. Üstünüz basiniz, ayakkabiniz camur icindeydi. Cocuk gibi arkadaslarinizla mi bogustunuz acaba? Bunu görünce sizi mahcup etmekten korkarak yaniniza gelemedim."
Rasim fena halde utandi ve üzüldü. O günden sonra olaganüstü dikkat ve özenle giyinmeye basladi. Bedia bir kere de onun okuldan cikar cikmaz eve gitmemesinden, geceye kadar sokakta dolasmasindan sikayet etmisti. Acaba kendisi evde onun icin aglarken, o, baska kizlarin pesinde mi geziyordu? Rasim dünyada Bedia'sindan baska hicbir kizi sevemeyecegini yeminlerle yazdi ve sokakta dolasmaya, tesadüf ettigi kizlara göz ucuyla bile bakmaya cesaret edemez oldu. Bir aksam, Rasim'in annesi Nedime Hanim kocasi Ahmet Beyi matemli bir cehre ile karsiladi, aglamaklibir tavirla:
"Ah Bey,basimiza gelenleri sorma. Oglumuza Bedia isminde bir kiz musallat olmus. Bugün Rasim'in odasini düzeltirken mektuplarini buldum. Evladimiz elden gidiyor. Bir care bul."
Ahmet Bey'de hicbir meraklanma isareti görünmüyor, tersine kis kis gülüyordu. Sesini alcaltarak:
"Korkma Hanim," dedi, "oglana ask mektuplarini yazan kiz benim! Oglandaki haylazlik arttikca artiyordu. Ne okuldaki ögretmenler, ne ben, bütün gayretimize ragmen, ona dogru dürüst yazmayi bile ögretemiyorduk. Nihayet düsüne düsüne bu careyi buldum. Rasim'in kiza yazdigi mektuplar sayesinde yeni yaziyi mutlaka ögreneceginden ve bu sene sinifi gececeginden eminim. Dogrusunu istersen, ben de eski yaziyi bir zamanlar sana mektup yaza yaza ögrenmistim."
Resat Nuri Güntekin
|