Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin
Üye Ol veya
Giriş Yap![]()
Ayhan Yılmaz Fenerbahçe’yi sordu, FANATİK Genel Yayın Yönetmeni Necil Ülgen cevapladı.
01.03.2007
Aynı mevkiide oynayan rakip takım futbolcusundan birkaç misli fazla kazanan kendi oyuncusunun sahada kaybolması, sinirini bozuyor taraftarın. Dolayısıyla da beklenti şişkinlik yapıyor. “İyi para kazanıyorsun, seni seyretmek için iyi para ödüyorum ve bunun hakkını istiyorum”, düşünce bu.
Deniz, Ümit Özat, bir dönem Rüştü, şimdilerde de Volkan ve Alex... Taraftar bazı isimleri neden böyle bir kalemde siliyor?
Taraftar hiçbir futbolcuyu silmez. Sadece oyunundan memnun olmadığı futbolcusuna tepki gösterir. Bunu Fenerbahçe taraftarına indirgemek de yanlış. Her takımın taraftarı zaman zaman kendi futbolcusuna tavır alıyor. Büyük yatırım yapılan bu takımda büyük paralar kazanan isimlerin sahada beklentinin çok gerisinde kalması, isyanın başlangıç noktasını oluşturuyor. Aynı mevkiide oynayan rakip takım futbolcusundan birkaç misli fazla kazanan Fenerbahçeli futbolcunun rakibi karşısında kaybolması sinirini bozuyor taraftarın. Çünkü o taraftar da, kendisine rakip olarak gördüğü takımların taraftarından birkaç misli para ödeyerek orada bulunuyor. Dolayısıyla da beklenti şişkinlik yapıyor. “İyi para kazanıyorsun, seni seyretmek için iyi para ödüyorum ve bunun hakkını istiyorum”, düşünce bu... Fenerbahçe taraftarının, takımının iyi oynadığını düşünüp de kaybettiği hiçbir maçta tepki gösterdiğine tanık olmadım. Ama kazanmasına rağmen kötü futbolu ıslıkladığına çok şahitlik ettim.
Sadettin Saran’ın kulüpten ihracı, niçin kafalarda sadece ‘Başkan Aziz Yıldırım’ın bir intikamı’ olarak değerlendiriliyor?
Çünkü başka türlü yorumlanması için hiç bir gerekçe yok. Zaten doğrusu da bu. Fenerbahçe’den Sadettin Saran’ın ihracı tamamen Yıldırım’ın kişisel istekleri sonucu gerçekleşen bir durum. Kimse tüzük ve hukuku işletiyormuş gibi görünen, ama aslında tamamen Aziz Başkan’ın emirlerini yerine getiren kurulun verdiği karardan bahsetmesin. Alınan karar komik ve düzmece. ‘Sadettin Saran kulübü zarara uğratmamış’ diyorlar, ama yaptığı transferde usulsüzlükten ihracına karar veriyorlar. Usulüne uygun işlem yapmamaktan ihraç kararı çıkıyorsa, Fenerbahçe yönetiminde az sayıda yönetici kalır. Saran’a yapılan tek kelime ile ayıp. Fenerbahçe’yi zarara uğratan ya da yaptığı işlerde usulsüzlük olan herkes ihraç edilecekse amenna, Saran da gönderilsin. Ama ‘benden olanlar ile olmayanların yaptıkları bir değildir’ zihniyeti ile hareket edilecekse, bu, gerçekten üzücü bir durum oluşturur ki, şu anda yapılan tam da budur. İşte bu nedenden dolayı da Aziz Başkan’ın bunca yaptığı olumlu işe rağmen hâlâ kulüp içinde bu kadar muhalifi var.
Yılmaz Vural sisteme sitem etmekte ne kadar haklı? Saha kenarındaki duruşu ve şovları hak ettiği yerlere gelmesine engel mi?
Yılmaz hocanın değişik bir yapısı var. Kıpır kıpır, yerinde duramıyor. Bazılarına bu tavırları sempatik geliyor olabilir, ama aynı düşünceleri üç büyükleri idare eden yönetimlerin taşıması zor. ½ahsen Antalyaspor’un bu seneki futbolundan, imkanları da değerlendirirsek ben tatmin oluyorum. Ancak Yılmaz hocanın kendini kontrol edemediği anlarda yaşadıkları da antipati doğuruyor. Maçı yaşamasına bir şey demiyorum, ama futbolcusuna saldırması, hatta tokatlaması ona büyük darbe vuruyor. Düşünsenize, bir maç sonrası Alex’e ya da Tümer’e aynısını yapmaya kalktığını... Muhtemelen 1 yıl kadar sürer bunun polemiği, işte bu nedenlerdendir diye düşünüyorum, Yılmaz Vural’ın İstanbul’a uzaktan bakmasının nedeni.
Van Gaal’ın “Hatalarını söylersem Zico işinden olur” şeklinde sözlerinin kamuoyunda kayıtsız kabul görmesi ilginç değil mi?
Bunda şaşılacak bir şey yok. Kamuoyu zaten böyle bir şey bekliyor. Çoğunluğun düşündüğünün böylesine önemli bir teknik direktörün ağzından çıkması ya da çıktığının iddia edilmesi herkesin üstüne atlamak için beklediği bir fırsat. Van Gaal söyledi mi, söylemedi mi bilmiyorum, ama Fenerbahçe’yi takip eden büyük bir kesimin, imkanları olsa “söyle hoca söyle” diye baskı bile yapabileceğini tahmin ediyorum.