Sana Geldim
Tarihin karanlık derinliklerinden geldim.
Bin yıllık susamışlığıyla yüreğim,
Kapında yüzü kara bir dilenci,
Aşkına aç, varlığına susamış.
Şiirler biliyor suskunluğum.
Tarihin ayrıntılarında kaybolanlardan.
Masallardan geçtim, karanlık zamanlarda.
Yol boyu insanlar vardı ve kemik olmuş eski sevdalar…
Sahifeler bıraktım gerimde,
Yaprak yaprak geçtim bütün efsaneleri
Çölün sessizliğinde Mecnunla yıldızları saydım.
Leylasına hasret…
Her çağda insanlar vardı ağlayan, çağıran
Yol boyu ülkeler, kavgalar ve yeni dinler…
Durmadım, inanmadım senden ötesine.
Yürüdüm yüzyıllar boyu...
Sarp dağlardan geçerken içimde sevdan vardı, kor gibi.
Kaç ömür yaşadım gelirken sana.
Neleri geçtim, neler kaldı ardımda.
Gözlerim suskun, ayaklarım yorgun,
Aşkına geldim…
Kapın Sırat Köprüsü şimdi.
Sana ait bir yüreğim var taşıdığım.
İtme beni tarihin derinliklerine.
Beni zamanına al… Yani yanına…
Gidemiyorum
Eksik kalmış bir sevda mektubu
Bitirilemeyen bir veda
İmgesiz bir şiir gibi…
Senin varlığın bir yanımda,
Bir yanda ürküten bir hürriyetin kıyısında
Başlanmamış bir hayatın gizemiyle
Vaadkar ve kaypak bir dünya
Başımı alıp gidemiyorum kavgasız bir ölüm gibi
Cümleler uzuyor, veda nutkunu atarken sana
Her yanda mevsim yine yaz
Gidemiyorum göçmen turnaların ardından
Ve başımda yine eksik kalmış cümlelerin uğultusu
Yüklemler köşe bucak kaçıyor
Anlatamıyorum..
Gözlerimi açsam kirpiklerim kuruyor
İradesi bitmiş cümlelerimi duyamıyorsun artık
Bir sözcük olsun bütün bir hayatım kulaklarında
Ruhum yorgun bir sergüzeşte yeniden
Daha yaşamak istiyorum seni
Tutsaklığında yaşat beni, hürriyetim ol
Yaşamayan şiirlerim için imge…
Ben sana sevda muktupları yazan yorgun bir katip
Seni bırakıp buralardan gidemiyorum.
Adı Hüzün Olsun Bu Yaşamın
Adı hüzün olsun bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin,
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun.
Öteki renklerini aldığın,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun.
Bir türlü gelmeyen geleceklerin,
Bir yarısı sende kalan geçmişin,
Ve her gün biraz daha kaybolan iyimserliğimin,
Adı hüzün olsun.
Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların,
Birbirine benzeyen her günün,
Adı hüzün olsun.
Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun.
Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
Adı hüzün olsun.
Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin adı hüzün olsun.
Yine Yalnızlık
Bir gece karanlığı;
Yine özlemlerdeyim.
Yüreğimde uzak bir keman sesi.
Daracık odamda yapayalnız;
Sisli bir kederle sarmaş dolaş...
İniltiler içinde; hatıralarım canlanmış,
Başım yine duman,
Sanki ellerimde, ayaklarımda zincirlerleyim.
Uğultular, ağlayışlar duyulur.
Terkedilmiş hatıralardan.
Gözyaşlarına küskün gözler,
Damağım kuru,
Kendimden çok öte,
Öyle yanık, hiç dinmeyen bir yara,
Kör bir delhizde umutsuz,
Kupkuru saçlar,
Yüzüm buruş buruş olmuş.
Yine ömrümü yaşamadığım yerdeyim.
Bir keman sesi;
Bir ses ki yanık,
Çocukluğumun içli şarkısını çalıyor.
Gözyaşlarım tellerde damla, damla;
Betonlara akıyor.
Titreyen dudaklarda; hayal kırıklıkları,
Sisler içinde özlemler,
Umut vermezler yarına.
Yanıp sönen ateş böcekleri gibi.
Gece yarısı;
Kendimle kavga içindeyim.
Yüreğimde dinmez bir keder,
Her şeyden öte, yapayalnız...
Yine sabahı bekleyeceğim.
Bir Şeyler Yaşamak
Yaşamak en güzelini,
aşklardan bir aşkın.
en derinini duyguların,
en berbadını gecelerin,
aşık olmak;
...aşka.
Divane olmak.
öylesine....
Dolanıp durmak, amaçsızca.
Oturup kalkmak.
Aşık olmak; hiç bir şeye,
her şeye...
Haber beklemek;
hiç bir şeyden.
Beklemek...
Mecburi bir sabırla;
Yaşamayı yaşamak.
düzen sürsün diye.
Katlanmak yaşamaya.
Günü bitirmek.
yarın var diye.
Hep eksik hissetmek
bir şeyi.
Aramak, aramak, hep aramak.
Bilinmeyenleri...
Bilmemek, ötede neler yaşandığını.
Ve acısını duymak.
Her yerde olmak,
her yeri yanına almak.
Bilinmez, duyulmaz, bulunmaz.
ama...
aranılan, özlenen,
ölesiye istenen,
Bir şey var eksik...