Aralık 04, 2008, 19:38:52 *

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Trafiğe çıkmadan önce bu videoyu mutlaka izleyin


 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Son Konular Giriş Yap Kayıt  





Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: SaVuNmA Sporlari  (Okunma Sayısı 1625 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
KaRaKıZ
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 59
Rep: 78


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.474




Durumum:

« : Mayıs 22, 2007, 18:43:34 »


      
AIKIDO

Aikido bükme ve fırlatma tekniklerinin kullanılması ve saldırganın gücünü ve hamlelerini ona karşı kullanılmayı amaçlaması bakımından, bir çok dövüş sanatından ayrılır. Ayrıca hasmın bizi tutmasına, sarsmasına, itmesine, vurmasına izin vermeden onu ekarte edebilecek şekilde savunmaya ve tekrarlanan ataklara cevap verebilmeyi amaçlar ve uygulamaya sokar.

Bu sistemde ayrıca yaşamsal sinir merkezlerine baskı yapmakta yer alır. Aikido tekniklerinin bir çoğu öldürücü olabilir. Aikido'da hasmın üzerinde üstünlük sağlamak için kişinin özellikle eksiksiz bir zihinsel sakinliğe ulaşmasının ve kendi bedeni üzerinde denetim kurmasının önemi vurgulanır.Daha başka Doğu dövüş sanatlarında olduğu gibi saygıyı geliştirmek aikido eğitiminin ayrılmaz bir parçasını oluşturur.

Aikido'da uygulanan teknikler Japon dövüş sanatları ustası MORİHEİ UESHİBA 'nın çabalarıyla, biçimlendirilip, sistemleştirilmiştir. Aikido'da saldırı hamleleri yer almaz. M.UESHİBA'nın öğrettiği biçimiyle aikido o kadar kendini korumaya yöneliktir ki, öğrenciler kendi aralarında bile karşılaşma yapmaz. Çünkü saldırı aikidonun felsefesine aykırıdır.
 

Ai  harmoni, uyumlu hareket etme   
Ki  ruh, düşünce, akıl evrensel enerji             "Aikido evrensel enerji ile uyumun yoludur"
DO  yol
 
 
 
MORİHEİ UESHİBA'nın da anlattığı gibi dövüş ve savaş bizi kesinlikle mahvedebilir, bizim ihtiyacımız olan çekişme değil , uyum ve teknikleridir. İstenilen savaş sanatı değil barış sanatıdır.

Aikidonun nihai hedefi kişisel transformasyondur . Amaç; herhangi bir problemi çözebilmek için içlerindeki büyülerini ve yeteneklerini total olarak ortaya getirebilen entegre insanları yaratabilmektir.

Aikido her alanda insanın içinde bulunan potansiyelini dışarıya çıkartmasına yardım eden içsel bir olgudur. Aikido'da belli bir yaş, cinsiyet ya da fiziksel güç sınırı ya da gereksinimi yoktur. Her yaşta bayan, erkek ve çocuklar yapabilir. Dövüş sanatları dünyasının dışındaki gerçek hayata da uyabilme potansiyeli çok büyüktür. Çünkü ulaşılacak yer; kendini keşfetmek, ruhu ve zihinsel gücü vücut ile hormonize etmektir. Esneklik ve kas gelişiminin artışı eğitimin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır.

MORİHEİ UESHİBA barış sanatını akıl ve beden disiplinini sağlayan saldırganlığı dindiren, arkadaşlığı, aşkı, zekayı ve korkusuzluğu besleyen ve büyüten bir sanat olarak öğretmiştir.
Logged

''Sevmek Kadar Sevilmekte
Acının Yara Bandıdır.
Ama Gerçekten Sevmek
Yâr Deyip
Yâr'dan Yara Almaktır.''

KaRaKıZ
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 59
Rep: 78


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.474




Durumum:

« Yanıtla #1 : Mayıs 22, 2007, 18:59:13 »


 Karate-do Nedir ?

"Gerçek Karate odur ki, günlük hayat içinde kişinin zihin ve bedenini eğitir, alçakgönüllük ruhu geliştirir ve kritik zamanlarda tam olarak adalete sadık kalınmasını sağlar".
Gichin Funakoshi
Karate-do, Japonca'da "boş" anlamına gelen kara ve "el" anlamına gelen te kelimelerinden oluşur. Karate kelimesinin tam Türkçe tercümesi "boş el" olarak karşımıza çıkar. Buna karşın buradaki boş'luk kökenleri Uzak Doğu düşüncesinde aranması gereken felsefi bir kavramdır. Karete kelimesinin anlam olarak karşılığının "boş zihin" (empty mind) olduğunu düşünmek daha doğru olur. Yol anlamına gelen - do ekinin de gelmesiyle Karate-do herhangi bir kendini savunma uygulaması olması olmasının ötesinde başlı başına bir yaşam biçimidir.

Doğru Karate çalışmasında amaç zihin ve tekniği bir bütün haline getirmeye çalışmaktır. İdmanlarda fiziksel tekniklerin uygulanması, aslında önce zihinde oluşturulan düşüncelerin saf bir ifadesini ortaya çıkartma çabasıdır. Zihinsel konsantrasyonun geliştirilmesiyle fiziksel hareketlerin özü daha iyi anlaşılır. Kişinin uygulamalarının ve tekniğinin gelişmesiyle ruhun ve zihniyetinin geliştirilmesi ve terbiye edilmesi amaçlanır. Örneğin, Karate-do çalışmaları içerisinde zayıf ve kararsız hareketlerin giderilmesi, zihnimizdeki "zayıflık" ve "karasızlığın" giderilmesine katkıda bulunur. Sonuçta bir Karateka'yı (Karate öğrencisi) güçlü yapan salt fiziksel gücü değil vucüt ve zihin koordinasyonunu sağlama yeteneğidir. Bu anlamıyla Karate-do bir yaşam anlayışı haline alır ve kişinin güçlü, sağlıklı ve barışçı bir birey olarak yaşamasını hedefler.

Karate-do yaş, cinsiyet ve fiziksel durum şartı aranmadan isteyen herkesin katılabileceği bir spor çalışması; fiziksel ve zihinsel gelişimi birey olarak gerçekleştirmeye imkân sağlayan bir eğitim yoludur.
 
Logged

''Sevmek Kadar Sevilmekte
Acının Yara Bandıdır.
Ama Gerçekten Sevmek
Yâr Deyip
Yâr'dan Yara Almaktır.''

KaRaKıZ
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 59
Rep: 78


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.474




Durumum:

« Yanıtla #2 : Mayıs 22, 2007, 19:15:01 »


KUNG-FU NEDİR?

KUNG : Toplum – Bilmek – Uğraşmak
FU : Eren – Ahenk – Kuvvet – Felsefe ve Sanat


Kung-fu eğitimi uzun ve kayalı, sarp bir yola benzer. Anacak yılmadan çalışırsanız bu yolu aşabilirsiniz. Bir gün saatlerce çalışıp sonrada bir hafta hiç çalışmamak yerine her gün düzenli sürelerle çalışmak daha faydalıdır. Kombineleri teknik, kuvvet ve sürat yönünden geliştirdiğiniz zaman bir arkadaşınızla karşılıklı olarak “Poa Chik” çalışmalarına geçiniz.

Kung-fu çalışmaları için uygun bir elbise ve ayakkabı alınız. Bunlar çalışmalarınıza yararlı olacak ve moral olarak güçlenmenizi sağlayacaktır.
Çalışmalarınıza kesinlikle acele etmeyiniz. Yavaş yavaş mükemmel bir sonuca ulaşacaksınız.

KUNG-FU’NUN TARİHİ VE GELİŞMELERİ:
Kung-fu M.Ö. 4.’üncü yüz yılın sonunda büyük düşünür KONFİÇYUS ile arkadaşı LAO-CHE düşünceleri ile meydana gelmiştir.
Bu düşünceleri sonunda meydana gelen TAOİZM canlandırıp etrafına yaymak ve de bunu halka sevdirebilmek için ilk olarak etrafındaki çırak ve gençlere öğretip yaymak istediler.
Bu durum benimseyen ve de çok seven imparator (HAN-WU-Tİ) bu spor dalına o zaman “Uzun el dövüşü” adını verdi.
Bu teknik daha sonraki yıllarda çok iyi hocalar yetiştirerek bütün Çin’e yayılmasına sebep oldu.
Daha sonraki yıllarda ise büyük bilgin kıymetli hekim HUA-TA tarafından bir çok yenilikler getirilip herkesin tanımış olduğu 5 büyük hayvanın adını ve stillerini ilave ederek bu spora ayrı bir renk kattı.
Bunlar ise şöyle sıraladı. (KAPLAN-AYI-YILAN-ARSLAN-TURNA) kuşunun hareketlerinden birer bölümünü alıp bu spor dalına katmış oldu. Ve de böylece TA-MO-SHAOLİN sistemi bütün Çin’e yayıldı. Daha sonraları buma bir çok yeniliklerde ilave edilerek neticesinde CHANG-CHUAN sistemi doğmuş oldu.
Çin’de Budizm dinini yayan Buda rahipleri kendi aralarında Vahşi hayvanların dövüş ve kendilerini savunma hareketlerini inceleyip bunlardan yeni bir çok teknik daha alarak bunların hepsini 5 büyük stil içerisinde topladılar.
Nihayet SHAOLİN MANASTIRI Çin halkına açılıp buraya yeni genç nesilden öğrenciler alınmaya başlandı. Daha ziyade halkın içinden kısa boylu ve cesur olanları seçildi.
Ardından geçen uzun yıllar sonunda bütün Çin’de Budizm dinini yayan rahipler bir taraftanda El, Ayak, Sopa, Kılıç, yakın dövüşü öğrettiler. Daha sonraları bu sporu bir dövüş ve savunma tekniği haline getirdiler. TAO-CHI-CHUN-FA adını verdiler. Bu spor LEOPAR – KARTAL pençesini ilave ederek NEI-CHIA -TAI-CHI- WAI-CHIA.CHUAN-SHU-KUA-SHU gibi bir çok yeni adlar takıp bunları sınıflara ayırdılar.
1300 yıllarında bu spor yırtıcılıktan kurtarılıp yumuşatılarak saygılı ve sevimli hoca “Tai-aist cheng saim fung” tarafından geliştirilen (TAI-CHI-CHUAN) sistemi çok geliştirilip Kung-fu yeni ismi (CHUEH-YUAN) oldu.
170 civarında olan teknik sayısı 300 rakamına ulaşmış oldu.

1400 yıllarında bu spor (PA-KUA-WU-SHU-WING-CHUN-TAI-CHI) olarak dört ana bölüme ayrılıp:
Sert ve yırtıcı dövüşler (PAKUR) adı verildi.
Silahlı ve vurucu dövüşler (WU-SHU)adı verilir.
El ve ayak dövüşlerine (WING-CHUN) adı verildi
İç kuvvete ve yaşlı dövüşlerine (TAI-CHI)adı verildi.
Nihayet buda rahipleri SHAOLİN manastırında son şekle getirilen bu dört yeni modeli tek bir isim ve çatı altında toplayıp buna yeni bir isimle bütün Çin halkına öğretilmeye başlandı. Bu yeni isim ise o günden bu güne kadar devam edip gelen KUNG-FU dur...

Çin dilinde Kung-fu savaş sanatı anlamına gelmektedir. Fakat Çin savaş sanatı Ustalarına göre Kung-fu çok teknik bir terimdir ve savaş sanatının özel bir bölümüne karşılık gelmektedir. Çin'cede savaş sanatına tam karşılık gelen kelime WU SHU' dur. Çalışmanın uygun gelişimi için Wu Shu yedi bölüme ayrılır.

Teknik serisi "Chuean Thau"
Kombine Çalışmaları "Tuyi Cher"
Özel Teknikler "San Suau"
Kuvvet Çalışmaları "Kung-Fu"
Müsabaka "Poa Chik"
Silahlar "Wu Chi"
Kurallar "Chuean Li"
Logged

''Sevmek Kadar Sevilmekte
Acının Yara Bandıdır.
Ama Gerçekten Sevmek
Yâr Deyip
Yâr'dan Yara Almaktır.''

KaRaKıZ
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 59
Rep: 78


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.474




Durumum:

« Yanıtla #3 : Mayıs 22, 2007, 19:25:29 »



TAEKWONDO

Mantığın döğüş sanatı olarak tabir edebileceğimiz Taekwon-Do,kelime olarak.el ve ayakla yapılan vuruşların ilmi,felsefesi anlamına gelir.Bunu şöyle açıklıyabiliriz.TAE.Ayak vuruşları,KWON: el vuruşları Do.isebu döğüş sanatınıtatbiki esnasındaki izlenilecek yolun ve döğüşün felsefesi degerlerinin genel adıdır.Kişi istediği kadar esnek ,istediği kadar güçlü el ve ayak vuruşlarına sahip olursa olsun eğer do kurallarını uygulamıyor ve bu sporu sadece döğüş sporu olarak görüyorsa Taekwondocu sıfatı taşıyamaz.Zira taekwondo bir saldırı değil 20 yüzyılı aşkın bir zamandan beri korede bağımsız olarak geliştirilmiş ve uluslararası çağdaş bir nitelik kazanmışolan savunma sporudur.Taekwondonun başlıca özelliği çıplak el ve ayaklarla rakibe karşı geliştirilen savunma tekniklerini içeren bir müsabaka sporu olmasıdır.

Taekwondonun tüm hareketleri.bu sporun düşmana karşı savunma amacıyle geliştirildiğinden bu güne kadar,savunma ruhunun eğemen olduğu bir temel üzerine kurulmuştur.Dolayısıyla bu sporu saldırı olarak kullanan kimseler bu sporun ana ilkelerinden uzaklaşırlarki taekwondo caiması içinde yer alamazlar.Vucutlarının tüm organları ile ,kendilerini savunmak için süper tekniklerle eğitilmiş olan taekwondocuların yanlız fiziksel güçleri değil,dahada önemlisi kendlerine olan güvenleri,herkese karşı saygılı olmaları ve disiplinleri daha çok ön plana çıkar.Taekwondocu için bütün vucut bir savunma silahıdır.Saldırganları elleri yumrukları ayakları veya diğer organları vasıtasıyla kolaylıkla tesirsiz hale getirme yeteneklerine sahiptirler.

Taekwondo kişinin güven duygusunu geliştirmesi bakımından büyük öneme sahiptir.Kendine güvenen insanlar daha zayıf olanlara karşı alçak gönüllü ve hoşgörülü olurlar.Her kaba kuvvetin arkasında kişinin aslında kendi nefsini ve benliğini öne çıkarma duygusu yatar.Bazen sudan sebeplerle,korkunç cinayetlerin işlenmesinde sebep olan şey,o sebebin cisim olarak değeri değil,kişideki benliğini ispat duygusudur,
Taekwondocu bu nedenle kendini savunma ve karşıdakini berteraf etme konusunda eğitimli olduğundan asla kendini ispata kalkışmaz .Çünki ispatı zaten devletin verdiği diplomadır.Bu nedenle sabırlıdır.Hiç bir taekwondocunun sokak kavgalarına karıştığı ve bir kişiyi incittiği vaki değildir.Hatta basit arbedelerde taekwondocu,tokat yemeyi bile göze alır incinir ama gururu kırılmaz ve aldırmaz.Ne zaman cana kasıt olursa saldıranında iyiliği için müdahaleci olur.

Yeni başlıyan bir öğrenciye doğal olarak egsersizler ve disiplin ortamı zor gelebilir. Ancak sıkı ve disiplinli bir çalışma ile sonuca yaklaşılır. Bu sürenin uzunluğu manevi yapısına göre öğrencinin sabır ve dayanıklılığının göstergesi olarak bu vasıfları kazanmasını sağlar.Başarıya ulaşmak için öğrenci sabırlı ve dayanıklı olmak zorundadır.Bunun başka alternatifi olmadığına göre,başarabilen öğrenci belki farkında olmasada ,sabır ve dayanıklılık gibi gerçektende insanlığın ihtiyacı olan iki vasfa sahip olmuş olur
TAEKWONDO çalışmaları birkaç kısımdan oluşur.1=poomse 2=Hyank:Temel teknik kuralları,kültür fizik, temel teknik çalışması,ellik çalışması,ikili çalışma 3=Müsabaka 4=Kırış tır. çalışmaya başamadan öğrenci salona ve hocasına selam verir.
salonda 1=sessizlik 2=sigara içmemek 3=salonda uygun kıyafetle dolaşmak 4=selamlama gibi do kuralları geçerlidir.
Taekwon-do akli ve ruhi beceriye dayanan,bedeni ve ruhi gelişmeyi sağlıyan, her yaştaki insana hitap eden bir ahlak sporudur.

Düşünülecek olursa;eğer Do olmasaydı,katı duygu ve düşünceye sahip kişiler ki , bu insanlıgın oluşundan beri vardır,öğrendikleri teknikleri ve çalışmayla elde ettkleri gücü günlük yaşantılarında hoşlanmadıkları kişilere uygulardı.Yine eger Do olmasaydı, yetiştirilen öğrenciler toplum içinde birer patlamaya hazır bomba gibi dolaşa bilirlerdi.İşte Do'nun önemi budur.Hersporcun denetlenmesi zordur.Ancak onları yaptıkları sporu kişiye temiz ahlak üstün karakter,sabır ve dayanıklılık kazandırdığı olgusu aşılanırsa başarı elde edilir.Eğer araştırılacak olursa ,hemen hemen tüm uzakdoğu sporlerının kurucusu Rahip yadaBudisttir.Demek oluyorki TAEKWON-DO dadece el ve ayakla yapılan bir dövüş değilrühi bir motivasyondur.Erken yaşta başlanılan taek wondo çoçuğun kendine güven duygusunun artmasına ,DO jank kuralları çerçevesinde toplum içindebu saygı kültürünün gelişmesine büyük katkı sağlar.Taekwondo ,selam ile başlar selam ile biter.Sporcuda aranan en önemli nitelik saygı ve disiplindir.

TAEKWONDO NEZAKETLE BAŞLAYIP NEZAKETLE BİTER
Sporcu salona girdiğinden itibaren tüm ciddiyetiyle bayrağı ve hocasını selamlar.Aynı şekilde hocasına onlara eğilerek karşılık verir.Bu dsiplin çalışma bitene kadar devam eder.Taekwondocu herzaman Adil,tarafsız,haklıdan yana ve vatanperver olarak yetişir.
 
Logged

''Sevmek Kadar Sevilmekte
Acının Yara Bandıdır.
Ama Gerçekten Sevmek
Yâr Deyip
Yâr'dan Yara Almaktır.''

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
SaVuNmA Sporlari
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 39.510
Mesaj: 161.629
Konu: 7.992

Son Üyemiz vastas
XviDMania'ya Hoşgeldin
Mania Menü
Yerli Filmler
Yerli Diziler
Yabancı Diziler
CCF & Cryptload

Son 10 Konu
- Intikam Ugruna - Cüneyt Arkin, Selda Alkor [XVID,1966]
- Berduslar - Ercan Turgut, Yunus Bülbül, Oya Aydogan
- Yaman Delikanli - Rüstü Asyali, 1976 [XVID]
- Talihsiz Yavrum - Fatma Girik, Engin Caglar [ XVID, 1974 ]
- Ciplak Vatandas - Sener Sen, Nilgün Akçaoglu, Bilge Zobu - vhs.rip/mpeg
- Avrupa Yakasi 172. Bölüm (03.12.2008) DVBRip XviD - LTRG
- Erkek Güzeli Sefil Bilo - Ilyas Salman, Sener Sen / DVD rip XVID
- Muhsin Bey - Şener Şen, Uğur Yücel (1987)
- Arkadaşlık Öldü mü? (1970) Sadri Alışık - Kartal Tibet / VHS-Rip
- Kara Davut (1967) Kartal Tibet (Tarihi film)
Reklam



Toplistler



Dost Siteler
AlemSanaL
CixForuM
Mevzu Forum

Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

|Site Map|Sitemap | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.161 Saniyede 30 Sorgu ile Oluşturuldu

Google ve orumceklerin son ziyareti Bugün 16:53:28