Ekim 12, 2008, 04:11:48 *

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Son Konular Giriş Yap Kayıt  






Reklam vermek için tıkla
(Aylık 50 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 50 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 50 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 50 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: peygamber efendimiz (sav)in son sözü....NAMAZ dı  (Okunma Sayısı 397 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ağlayan yolcu
yolcu
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 34
Rep: 29


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 871



Üyelik Bilgileri
Durumum:

« : Şubat 18, 2007, 12:07:22 »


Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) vefat edeceği gün sabah vakti, kendisinde bir hafiflik görüldü. Yanındakiler sevinerek, iyidir diye ayrılıp işlerine gittiler. Yanında yalnız kadınlar kaldı. Böyle ümitle ferahlık arasında iken Resul-i Ekrem (a.s.m.):
– Kadınlar çıksın, bu melek yanıma girmek istiyor, dedi.

Herkes çıktı, yalnız Hz. Aişe kalmıştı. Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) başı onun kucağındaydı. Meleği karşılamak üzere Efen­dimiz (a.s.m.) oturdu. O da evin bir köşesine çekilmişti.

Bir müddet melekle konuştuktan sonra tekrar Âişe Valide­mizi çağırdı ve başını onun kucağına koydu. Kadınlara da içeri girmelerini söyledi. Hz. Aişe, Resul-i Ekrem’e (a.s.m.):

– Bu melek, Hz. Cebrail’e (a.s.) benzemiyordu, dedi.

Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurdu:

– Evet, ya Aişe, bu, ölüm meleği idi. Bana geldi ve “Allahu Teâlâ beni sana gönderdi ve iznin olmadan yanına girmememi emretti. İzin vermezsen geri dönerim, izin verirsen girerim. Ve yine sen müsaade etmeden ruhunu almamamı bana emretti. Emrin nedir?” diye sordu. Ben de kendisine “Ceb­rail gelinceye kadar benden uzaklaş” dedim. İşte şimdi Cebrail’in gelme saatidir.

Hz. Aişe bunun üzerine, “Ne bir fikir yürütecek ne de bir cevaba muktedir olacak durumda idik. Büyük bir felâketle karşılaşmış olarak dehşet içinde kaldık. İşin önemine binaen kimsenin ağzından ses çıkmıyor, ehl-i beyt dehşet içinde bekliyordu. Tam bu sırada Hz. Cebrail’in (a.s.) kapıya geldiğini anladım. Selâm verdi, kadınlar çıktı. Hz. Cebrail (a.s.) girdi ve Resul-i Ekrem’e:

– Allah Teâlâ’nın sana selâmı vardır, kendini nasıl bulduğunu sana soruyor. Şüphesiz O, senin nasıl olduğunu daha iyi bilir, ancak senin kerem ve şerefini artırmayı ve ümmetin arasında örnek olmayı kast etmiştir, dedi.

Resul-i Ekrem (a.s.m.):

– Kendimi sancılar içinde buluyorum, dedi. Hz. Cebrail de (a.s.):

– Sana müjde olsun! Allah Teâlâ seni vaat ettiği mevkilere yükseltmek için bu acı ve sancıları sana vermiştir, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):

– Ey Cebrail, ölüm meleği yanıma girmek için izin istedi, dedi ve olayı anlattı. Hz. Cebrail (a.s.):

– Ya Resulallah, Rabbin sana müştaktır, senden başka hiç kimseden böyle bir müsaade istememiş ve istemeyecektir. Allah Teâlâ böylece senin şerefini tamamlamak istiyor, dedi. Resul-i Ekrem:

– O hâlde Azrail gelinceye kadar ayrılma, dedi. Kadınların içeri girmesine izin verildi. Resul-i Ekrem, Hz. Fâtıma’ya:

— Yaklaş, diye buyurdu. Hz. Fatıma Resul-ü Ekrem’e doğru eğildi. Efendimiz (a.s.m.) ona gizlice bir şeyler söyledi ve gözleri yaşlı olarak başını kaldırdı. Resul-i Ekrem tekrar Hz. Fatıma’ya:

– Yaklaş, diye buyurdu. Bu defa da kulağına bir şeyler fısıldadı ve Hz. Fatıma gülümseyerek başını kaldırdı.

Tabii bu durum, Hz. Aişe başta olmak üzere odadaki kadın­ları meraklandırdı. Hz. Aişe sonra bir fırsatında Hz. Fa­tı­ma’­ya bu durumu sordu. O da:

– Birinci seferinde Resul-i Ekrem (a.s.m.) bana, “Ben bugün ölüyorum” diye buyurdu ve ona ağladım. İkinci seferinde, “Ben Allah’a dua ettim; ehl-i beytimden ilk olarak seni bana ulaştırmasını ve seni benimle bir arada bulundurmasını is­tedim” şeklinde buyurdu, buna da güldüm, dedi ve oğulları­nı kendisine çekerek başlarını kokladı.

Tam bu sırada ölüm meleği geldi, selâm verdi ve içeri gir­mek için izin istedi. İzin verildi, içeri girdi ve:

– Ya Muhammed, ne emrediyorsun, diye sordu. Resul-i Ek­rem (a.s.m.):

– Şu anda beni Rabbime ulaştır, buyurdu. Hz. Azrail de (a.s.):

– Olur, seni bugün Rabbine ulaştırırım, çünkü Rabbin sana müştaktır. Senin dışında hiç kimse hakkında böyle bir tereddüde meydan vermedi. Senden başka kimseden izin almamı emretmedi. Fakat senin saatin yakındır, dedi ve ayrıldı. Bu sırada Hz. Cebrail (a.s.) gelerek selâm verdi ve:

– Vahiy dürüldüğü gibi dünya da benim için dürülmüş oldu. Artık ne dünyanın bende bir ihtiyacı ve ne de benim dünyada bir ihtiyacım kaldı. Bu, benim yeryüzüne son inişimdir, dedi.

Kimsenin ses çıkaracak durumu yoktu. Hz. Aişe, Efendimi­zin (a.s.m.) mübarek başını göğsü arasına aldı ve Efendimi­zin (a.s.m.) göğsünü tuttu. Bu sırada Efendimiz kısa bir bay­gınlık geçirdi. Sonra alnından inci tanesi gibi terler akma­ya başladı. Hz. Aişe terini sildi ve şöyle dedi:

– Böyle güzel koku hiç almış değilim. Sonra ayılınca:

– Anam babam sana feda olsun, bu terler ne idi, dedi. Resul-i Ekrem (a.s.m.):

– Mü’minin ruhu ter ile, kâfirin ruhu ise merkebin canı gibi ağız ve burun deliklerinden çıkar, buyurdu. İşte ancak o zaman Hz. Aişe ve yanındaki kadınların aklı başına gelmişti, korku dolu bir halde hemen erkekleri çağırdılar.

İlk gelen erkek, Hz. Aişe’nin babasının ona gönderdiği, kar­deşi Abdurrahman’dı. Ne yazık ki o bile Resul-i Ekrem’in ha­yatına yetişememişti. Allah Teâlâ, Cebrail ve Mikail’i görev­lendirdiği için vazifeyi onlar üzerlerine almışlardı da hiçbir erkek ölümü ânında yanında bulunamamıştı. Resul-i Ekrem (a.s.m.) kendinden geçip baygınlık geçirdiği sırada da, sanki “Hangisini tercih ediyorsun?” diye bir muhayyerlik içinde, “Hayır, Refik-i Â’lâ’yı istiyorum” buyurmuştu. Dili açıldığı ve baygınlığı geçtiği vakit kadınlara döndü:

– Namaz, namaz; zira siz namaza devam ettiğiniz müddetçe dine bağlısınız. Onun için hepiniz namaza devam ediniz, buyurdu ve “namaz, namaz” diye diye ruhunu teslim etti.


Logged
jasmiyn
Yeni MaNiaCı
*

Rep Gücü: 0
Rep: 0


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 11

«•.*♥ cCc Türkiye cCc ♥*.•»


Üyelik Bilgileri
Durumum:

« Yanıtla #1 : Nisan 13, 2008, 19:40:39 »

Allah razi olsun paylasim icin
Logged

*•. ¸*•.¸*•.¸ ♥♥♥♥ ¸.•*¸.•*¸.•*
«•.*♥ cCc Türkiye cCc ♥*.•»
¸.•* ¸.•*¸.•* ♥♥♥♥ *•.¸*•.¸*•.¸

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 30.685
Mesaj: 145.303
Konu: 7.800

Son Üyemiz f3545
XviDMania'ya Hoşgeldin
Mania Menü
Yerli Filmler
Yerli Diziler
Yabancı Diziler
CCF & Cryptload

Son 10 Konu
- Ateş Ve Barut - Ahmet Mekin, Melek Görgün, Mine Mutlu (1971)
- Tavşan Kızlar (1976) Orçun Sonat - Ceyhan Cem / VHS-Rip
- SOYLEYIN GENC KIZLARA, Hulya Kocyigit, Ekrem Bora, Salih Guney, Semiramis Pekkan
- 7 Kocali Hürmüz / Türkan Soray
- Nod32 FuLL Sürüm Türkçe + Aktif SeriaL
- Fatma Gülün Sucu Ne - Hülya Avsar, Aytac Arman [ TV rip_ 1986 ]
- Evlidir Ne Yapsa Yeridir (1978) Kadir Inanir - Hulya Kocyigit / DVB rip
- Cilekes - Orhan Gencebay, Perihan Savas, Yilmaz Kösal
- Enayi (1974) Kadir İnanır - Meral Zeren - Şükriye Atav / TVrip XviD - XMRG
- İbrahim Tatlıses - Ayrılık kolay değil VCD
Reklam



Toplistler



Dost Siteler
AlemSanaL
CixForuM
Mevzu Forum

Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.6 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

|Site Map|Sitemap | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.103 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu

Google ve orumceklerin son ziyareti Bugün 00:24:59