Farkında mısın?
Farkında mısın?
Bize ait cümleler kurmaktan,
Ne kadar da aciz kaldık son günlerde,
Bırak seni seviyorum demeyi,
Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize,
Tükenen,tükenen sevgimiz mi?
Yoksa,yoksa dilimiz mi varmıyor?
Ne sen bana iyi misin,diyorsun,
Ne ben sana bir günaydın,
Bıçak açmıyor ağzımızı,farkında mısın?
Yavan kelimelere başvurmamız sebepsiz değil,
Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi,
Benimse içimden gelmiyor traş olmak,
Eskiden,daha zili çalmadan açardın kapıyı,
Kokunu ta aşağılardan duydum,derdin
Özledim,derdin
Kısar gözlerini ya sen,ya sen,derdin
Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde,
Offf,
Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum,
Romatizmalarım öyle arttı ki üstelik,
Adeta kar yağıyor geceleri sol omuzuma,
Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum,
Ya cevap vermezsen,
Ya,git kendin al dersen
Korkuyorum işte,sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.
Dün ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan,
İlk defa çayı dün,soğuk ve şekersiz içtim,
Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana,
Adım ürkütüyor seni,
Sen ayrı odadan kalkıyorsun,
Ben ta uçtaki odadan,
Bir suçlu gibi öne eğip başımızı,
Öyle geçiyoruz birbirimizin yanından.
Yok yok,bu böyle olmayacak,
Ya sen aç kıza telefon,ya ben,
Yok bu böyle olmayacak,
İstersen oğlanları sen ara,seni onlar daha bir severler,
Kısaca,ya ben gideceğim,ya sen,
Belki de bir zaman ayrı kalırsak,
Kimbilir belki de özleriz birbirimizi,
Bu günleri hiç düşünmeden,
O hoyrat,o pervasızca harcadığımız,
Aşkımıza nasıl muhtacım nasıl,bilemezsin,
Olsun bi'müddet yemeği dışarda yerim,
İlaçlarımı masnın üstüne geceden dizerim,
Parmağıma ip bağlarım falan,
Ya da istersen ben gideyim,
De nereye?
Of,offf,
Galiba yaşlanmamalı insan,yoksa suç erkek olmakta mı?
Ne yaparım bir başıma,
Yok,yok sen git kıza istersen.
Bir tabloyu meydana getiren iki unsur gibiyiz,
Senin vurdumduymazlığını benim aksiliğim tamamlıyor,
Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm,
Sanma ki fark etmedim,
Sanki ikimizin son dönemi,
Ne kadar açığa vursak da öfkemizi,
Gem vuramamasakta alışkanlıklarımıza,
Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş önemi,
Bir ara gözüm takıldı,saçlarına karışmış aklara,
Benim se kış çoktan oturmuştu şakaklara,
Hatırlar mısın?
İlk yemeğe çıktığımız günü,
Nasıl da elim ayağıma dolaşmıştı hani,
Hatırlar mısın?
Bu berbat halime bimecal kalırcasına güldüğünü?
Şimdi ise bak,yüreğimiz bimecal,
Dağbaşı yalnızlıklarına mahküm ettik birbirimizi,
Ne zaman biter bu suskunluğumuz,bilmem
Ya bir ölüm anı çığlığıyla,
Sahi,sahi ben ölürsem ağlar mısın?
Bana,bana hiç sorma,düşünmek bile acıtıyor içimi,
C******esiği ağrılara gark oluyorum,
Hem benim bildiğim galiba,
Galiba 'önce erkekler ölür'
O zaman da sen,sen kalcaksın yapayalnız,
Ne yapar,ne edersin bu koca şehirde?
Kim getirir her sabah o çok sevdiğin fırın ekmeğini,
Kim sular bahçeyi,kim budar yediverenlerini
Ve kim koyar sen daha uyanmadan,
Yastığına en güzel gülleri?
Zor değil mi?
Yaşamın en zor tarafı işte,
Kolay değil alışkanlıklardan bir an için vazgeçmek,
Zaten,zaten benim tek alışkanlığım da sensin,
Yok,yok senden vazgeçemem,
Zaten benim bildiğim; 'ilk erkekler özür diler'
Daha bir yakışıyor gibi seni seviyorum demek erkeğe,
Yok,yok bu sabah kalkınca,
İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden,
Ve kırılganlığı bir yana atıp,
Seni seviyorum demeliğim
Seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Günaydın,günaydın,günaydın bir tanem.
SEVKIYYAT,
Sen çivilemiş gözlerini gözlerime
Ve çakılmış gri taşlarına peronun
Git diyordum,
Gitmiyordun,
Hele bir ıslık çalsın,
Hele bir tren kalksın diyordun.
Bir kolumda kelepçe,
Bir kolumda ceketim
Ve olanca isyanlarıma inat
Zemheri aylarında başladı sevkıyat,
Cezam kesilmiş,karar müebbet
Hala diyorsun ki; bir gün elbet
Bir gün elbet,
Öldürmedi beni yar,
Öldürmedi üstüme yağan bunca kurşun,
Öldürdü beni yar,
Öldürdü o dik duruşun.
Diren diyorsun diren,
Kalkıp ta uzaklara giderken tren,
Pencereden kenarı oyalı mendil uzattın,
Mendil değil yar,
Yüreğime tuz attın.
Üç gün üç gecede vardık Afyon'a
Ayaz geceden çekmiş dona,
Daha sabahın beşi
Belki de birazdan son defa göreceğim güneşi,
Batçavuş seslendi;
Haydi başlasın sevkıyat,
Batçavuşum dedim,
Başlayan değil,
Desene biten bir hayat,biten bir hayat.
Tutuşturdular elimize birer somun,
Binerken arkasına eski bir kamyonun
Uçtu başımdan kasketim,
Bir kolumda kelepçe,
Neylersin,
Bir kolumda ceketim,
Biri sönerken sıgaraların
Biri yanıyordu art arda,
Eski kamyonun sesi yankılanırken dağlarda.
Bir türkü tutturmuş Antepli firaklı mı firaklı,
Verdiğin mendil koynumda saklı,
Dağlar inler ben inlerim,
Kah gidiyoruz bir tepeden aşıp,
Kah üç haneli bir köyü dereden dolaşıp,
Ta uzaklarda tek başına kalmış
Bir ağacı gösterip Antepli
İyi bakın diyor, iyi bakın bu yalnızlık sahnesine,
Neyse akşama doğru vardık Afyon mapushanesine
Kar yağıyor dağlarına memleketimin,
Desene bu yılda gülmeyecek yüzü,
Fakir, fukara yetimin.
Mapushane dedikleri sarı boyalı duvar,
Kim işitir seni yar,
Kim duyar,
Son kez okudular yüzüme fermanımı,
Kesmediler sanki,
Doğradılar her yanımı,
Çözülürken kelepçesinden kolum,
Dar sarı bir avluya açıldı yolum,
Kara kuru gardiyan;
Bu gördüğün sanma ki diyor; nar ağacı,
Dar ağacı bu, dar ağacı.
Ne zaman yat çalsa gece onda,
Aklıma sen gelirsin yar, sen gelirsin
Bıraktığım o peronda,
İsyanımdır yumruğum,
Duvarlara her vurduğum,
Oyalı bir mendil uzattın,
Oyalı değil yar, yüreğime tuz attın.
Bir yanda gam,
Bir yanda kasvet,
Bir avuç gökyüzüne hasret,
Düşen bilir halinden düşenin,
Ah bahar gelmiş olmalı ki dağlara,
Sarı çiçeğin mor menevşenin,
Kokusu gelir ta buralara.
Antepli diyor ki; gardaş,
Atmıyorsun duvarına çızık,
Antepli diyorum Antepli,
Duvarlara yazık
Cezam kesilmiş müebbet,
Yani buradayım ilelebet,
Yani aklın zamana karşı gelmesi bu,
Puşt hayatın çelmesi bu,
Yani suyun taşı delmesi bu.
Üstelik, bahar gelmiş
Karlı dağlarına Afyon'un
Uzaklarda papatyalar,
Aklımda yar,
Gün saymanın şimdi ne faydası var,
Ne faydası var.
Öldürmedi beni yar,
Öldürmedi üstüme yağan bunca kurşun,
Öldürdü beni yar,
Öldürdü o duruşun,
Bir türkü tutturmuşum,firaklı mı firaklı,
Verdiğin oyalı mendil koynumda saklı,
Dağlar inler ben inlerim,
Dağlar inler ben inlerim.
Med cezir
Daha gitmeden başlıyor bende hasretin,
Diyorsun ki; bıraktığım resmimle yetin,
Dokunmak,hissetmek başka,hayalin başka,
Ya senin inancın yok,ya ihtiyacın aşka.
Nedensiz değil,denizlerdeki med cezir,
Yerle gök arasında bu devran,bu devir,
Dünyanın bu hali sana etmiyorsa tesir,
Ya senin inancın yok.ya ihtiyacın aşka.
Aradığı gibi toprağın suyu şayet,
Arasaydın etmezdim seni şikayet,
Feryadım,figanım etmiyorsa kifayet,
Ya senin inacın yok,ya ihtiyacın aşka.