Kasım 22, 2008, 04:54:00 *

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Trafiğe çıkmadan önce bu videoyu mutlaka izleyin


 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Son Konular Giriş Yap Kayıt  





Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: KaRaDeNiZ  (Okunma Sayısı 1132 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
LaZKoPaT
Ziyaretçi
« : Şubat 21, 2007, 08:32:04 »


Rize, Türkiye'nin kuzeydoğusunda eşsiz tabiat güzelliklerine sahip bir şehrimizdir.Yeşil örtülü vadiler, karlı dağlardan çağlayarak Karadeniz'e akan dereler, dört mevsim değişik renkli ormanlar, çiçeklerle çevrili yayla yolları, çay bahçeleri, mısır tarlaları Rize'nin tabiat güzelliklerini oluşturur.Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Rize, bölgenin en karakteristik özelliklerini gösterir.Anadolu'nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi kültürel yapısı ile de ayrılır. Dik yamaçlı vadileri, doruklara ulaşılabilir dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, coşkun akan dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir.


1843 yılında Trabzon'dan bir yelkenli ile Rize'ye gelen Fransız Prof. Karl Koch, Rize hakkında şunları yazmaktadır: "Rize hakkında duyduğum herşey gerçekti. Kısmen içe girmiş kent dağ yarımayının ortasındaydı ve yukarıdan kıyılara doğru uzanıyordu.Muhteşem korular tüm yükseklikleri sarıyor, ama tek ton örtü oluşturmuyor, tam tersine taşıyıcı gibi değişik biçimlere giriyor, çok çeşitli, değişik biçimli ve değişik tonda yeşiller birbirinin yerini alıyordu.Yavaş yavaş çok zarif köylü evleri biçiminde insan evleri görünüyordu ve bununla güzel bir tablonun hiçbir eksiği kalmıyordu."

Bölge, Türkiye'nin en çok yağış alan yeridir. Son 40 yıllık ortalamaya göre Rize'de yılda metrekareye 2510 kg. yağış düşmektedir. Bu iklim özelliklerine göre yörede mandalina, portakal, limon gibi Akdeniz bitkileri ve çay yetişmektedir. Ormanlarda en çok kayın, meşe, kestane, ıhlamur, ladin, kızılağaç ve orman gülü bulunmaktadır.

"Karadenizin bu cennet şehri, bütün doğal güzellikleri, sıcakkanlı ve cana yakın insanlarıyla sizleri misafir etmekten mutluluk duyar"

 Undecided
Logged
LaZKoPaT
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Şubat 21, 2007, 08:33:19 »

YÖRESEL YEMEKLER



Hamsili Pilav: Hamsi yarılır, ikiye ayrılır. Ayrı bir yerde pirinç, nane, karabiber, kuş üzümü vs. karıştırılır, hamur haline getirilir. Tepsinin dibine önce bir sıra hamsi dizilir, ortaya hazırlanan karışım serilir. Üstede hamsi dizilip fırına verilir.
Hamsikoli (Hamsili Ekmek): en az bir yıllık ayıklanmış salamura hamsiden yapılır, kılçığı alınmış hamsi, elenmiş mısır unu ve bol orman (pırasa, lahana, pazı, soğan, maydanoz vb.) konup pişirilir.

Laz Böreği: İçine muhallebi konduğunda önce o hazırlanır; buğday unu, şeker, az tuz, yumurta ve süt karıştırılıp kaynatılır. Az karabiber ilave edilebilir. Sonra buğday unundan baklava yufkası niteliğinde yufkalar açılır. Önce 4 tane yufka serilir. Hazırlanan muhallebi doldurulur, üstüne de 6 adet yufka serilir. Tereyağı eritilip en üstten dökülür. Kesilip fırına verilir. Çıkınca da şerbetlenir.
Muhlama: mısır unu, tereyağı ve koleti peynirden yapılır. Tereyağından kavrulan mısır ununa doğranmış peynir ve su ilave edilerek peynir eriyinceye kadar pişirilir. Sıcak servis yapılır.



Yörede mısır, lahana ve hamsinin özel bir yeri vardır. Çünkü bütün yemek çeşitleri bunlar etrafında yoğunlaşmıştır. Ayrıca birkaç istisna dışında Rize’de kurutma söz konusu değildir. Bu nedenle turşu da ön plana çıkmaktadır. Bu yiyecekler süt ürünleri ile desteklendiğinde beslenme dengelenmektedir.
Mısır ekmeği ince öğütülmüş mısır, ılık su ile yoğurulur,birazda tuz eklenir ve plekide pişirilir. Eskiden ekmek olarak yalnızca mısır ekmeği vardı. Yoğurtla mısır ekmeği yöre yemek kültürünün önemli bir öğesidir.




Logged
LaZKoPaT
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Şubat 21, 2007, 08:35:32 »

ÇAY HAKKINDA



Çay bitkisi yetiştirme alanları Bakanlar Kurulu Karaları ile sınırlandırılmıştır. Mevcut sahalar, Doğu Karadeniz Bölgesinin Gürcistan sınırından başlayarak, batıda Fatsa’ya kadar uzanmaktadır. Sahilden 30 km içerlere giden Araklı, Karadere sınırına kadar uzanan bölge çay yetiştiriciliği için en elverişli bölge olması nedeniyle 1. Sınıf bölge olarak kabul edilmiştir. Anılan bölge içinde çaycılık sahilden 400-500 m yüksekliğe kadar yapılabilmektedir. Araklı-Karadere’den Fatsa’ya kadar uzanan bölge ise çay yetiştiriciliği için daha az ekonomik bulunan bölgedir.



Çay Sanayii Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan halka geçim kaynağı sağlamak ve ülkenin çay talebinin yurt içinden karşılayacak ithal ikamesi sağlamak amacıyla cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan çay tarımı ve endüstrisinde, son 50-55 yıl içinde önemli gelişmeler görülmektedir.
İlk kez 1938 yılında ilkel şartlarda 810 kg kuru çay işlenmiştir. Çayın fabrikasyonu, işletmeciliği ve yaş yaprak tedariki vb. konularla ilgilenmek üzere ilk önce “Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu”görevlendirilmiştir. Bu kurum 1941 yılında Rize merkezde kurulan atölyede az bir kapasiteyle kuru çay imaline başlanmıştır. Atölyelerin sayı ve kapasitesi devamlı artırılarak fabrikalar kuruluncaya kadar kuru çay üretimi bu atölyelerde yapılmıştır. İlk fabrika 1947 yılında Rize’de Fener semtinde kurulmuş, bunu sırayla 1956’da Çayeli, 1957’de Gündoğdu, 1960’da İyidere Çay Fabrikaları izlemiştir. 1980 yılına kadar belli programlarla yeni fabrikalar için yatırım yapılmış, 1980’den sonra yeni çay fabrikası yatırımı yapılmamıştır. Ancak; daha önceden yapımı devam eden fabrikalar devreye sokulmuş, mevcut fabrikaların modernizasyonuna gidilerek işleme kapasiteleri büyük ölçüde artırılmıştır.Günümüzde Çaykur’un toplam6600 ton/gün kapasiteli 45 fabrikası vardır.
Çay Fabrikaları Türkiye’de çay üretimi, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü ile özel sektöre bağlı fabrikalarda yapılmaktadır. Çay tarımının başladığı yıllarda kurulan küçük atölyelerde elle işlene yaş çay, 1941’de kurulan Gündoğdu-Uzunkaya, 1942’de kurulan Çayeli atölyelerinde yerli yapım çay makinelerinin devreye girmesiyle işlenmeye başlandı.
Çaylık alanlardaki Kimyevi gübre kullanımı Kuruluşumuzun, 1497 sayılı Çay Kurumu Kanunuyla 1971 yılında kurulup, 1974 yılında faaliyete geçmesiyle beraber, çay tarımı ve çay sanayi faaliyet alanımız içerisine girmiştir. Çay tarımı içinde yer alan ve çaylık alanların gübrelenmesi konusundaki gelişmeler bir seyir takip ederk günümüze kadar gelmiştir.


Yöresel kıyafetleriyle Çay toplayan güzel Rize kızları

 


Logged
ağlayan yolcu
yolcu
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 34
Rep: 29


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 871




Durumum:

« Yanıtla #3 : Şubat 21, 2007, 20:56:09 »

hey gidi karadenizzz bee varmı bu güzellik başka bi yerdeeeeee

ellerine sağlık be hemşom gözümüz gönlümüz açıldı
Logged
LaZKoPaT
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Şubat 23, 2007, 10:43:16 »

eeee ne de olsa karadenizliyiz



tanıtımı bizden gezp görmesi sizden demi hemşo
Logged
myserhat
Tam MaNiaCı
***

Rep Gücü: 4
Rep: 0


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101



Durumum:

« Yanıtla #5 : Mart 08, 2007, 09:52:29 »

karadeniz tabiki tekgeçerim...kardeş samsunuda görmek istiyorum,hani memleketim yaa o açıdan
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
KaRaDeNiZ
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 36.930
Mesaj: 157.296
Konu: 7.946

Son Üyemiz ekrem81
XviDMania'ya Hoşgeldin
Mania Menü
Yerli Filmler
Yerli Diziler
Yabancı Diziler
CCF & Cryptload

Son 10 Konu
- Kadın Değil, Baş Belası - Türkan Şoray, Engin Çağlar (1968)
- Trafik Belma (1967) Berkant, Gönül Yazar, Öztürk Serengil, Vahi Öz, Vasfi Uçarog
- Katip / Üsküdar'a Giderken (1968) Zeki Müren - Sezer Güvenirgil / TV-Rip
- Ayıpettin Şemsettin (1971) Sadri Alışık - Arzu Okay - Feri Cansel
- Ye Beni Mahmut - Mete Inselel, Feri Cansel [ VCD, 1975 ]
- Adamini Bul - Müjdat Gezen, Hale Soygazi, Kenan Pars [ XVID, 1975 ]
- Baba - Yılmaz Güney (1971)
- Betmen Yarasa Adam (1973), Fantastik Türk Filmleri Serisi
- Ay,Aman,Of!.. (1972)/Yön: Aram Gülyüz/Sadri Alışık, Sevda Ferdağ, Muammer Karaca
- Kücük Sevgilim - Cüneyt Arkin, Filiz akin
Reklam



Toplistler



Dost Siteler
AlemSanaL
CixForuM
Mevzu Forum

Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

|Site Map|Sitemap | Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.108 Saniyede 27 Sorgu ile Oluşturuldu

Google ve orumceklerin son ziyareti Dün 23:17:21