|
Yeliz
Ziyaretçi
|
 |
« : Mart 23, 2007, 13:28:51 » |
|
Elalemin bacısının kıyafetine karışmak sığarmı erkekliğe!
Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Ankara Şube Başkanı Kemal Şahin, “Bağımsız Türk Mahkemelerinde Yargılanmak İstiyorum” adlı bir kitap yazdı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden re'sen emekli Jandarma Kurmay Binbaşı olan Şahin, kitabında, evine ziyarete gelen Asayiş Daire Başkanı Albay tarafından hazırlanan “eşinin başörtülü olduğu görülmüştür” yazılı “belge” üzerine, 20 yıllık askerlik hayatına son verildiğini belirttti.
Şahin kitabında kendisi ve ailesinin hayatını kökten değiştirecek olan YAŞ kararı öncesi ve sonrası yaşadıklarına yer verdi. 16 Haziran 1998 tarihinde YAŞ olağanüstü toplandı ve 'Disiplinsizlik ve Ahlaki Durumum' nedeniyle ihraç edildiğimi öğrendim. Ayrılmamdan altı yedi ay önceydi. İlk sicil amirim olan daire başkanı kurmay albay evimize çocuklarımızın geçirmiş olduğu bir hastalık yüzünden geçmiş olsuna gelmek istediklerini söyledi. Bir akşam eşiyle geldiler. Sohbet ettik ikramlarda bulunduk ve gittiler. Eşim tabiî ki her zamanki kıyafeti ile karşılamıştı, yani başörtülüydü. Bir süre sora Daire Başkanı başka bir daire başkanının da bulunduğu odasında bu konuyu açtı.”
SOKAKTAKİLER DE AÇACAK Daire başkanının “eşinin başını açması gerektiği” yönünde kendisine epey baskı yaptığını anlatan Şahin, “Daire başkanı; son söz veya nasihat olarak, inat etmememi, eşimin başını açarak alıp harekat başkanı tümgenerale göstermemi ve bu konuyu böylece halletmemi söyledi. Bu teklif bana çok ağır geldi. Hatta inat etmemem konusunda son sözleri, 'Bak bu konu Türkiye'de halledilecek, sokaktaki kadınlar bile başlarını açacak. Gel sen inat etme, mesleğinden de olma' dedi. Ben de çok şaşırdım. Tepki gösterdim. 'Hangi ülkeden bahsediyorsunuz' dedim. 'Bu ülkede kadınlar başlarını açacaklar öyle miı' diye sordum. 'Evet dedi Açacak. 'Buna imkan yok komutanım' dedim. 'Görürsün' dedi. 'görürüz 'dedim ve odasından gergin bir şekilde ayrıldım” diyerek yaşadıklarını anlattı.
EŞ VE ÇOCUĞA İSPİYON “Emirle; amir ve komutanların dışında bunların eş ve çocuklarına da görev verilerek başlatılan ihbar ve ispiyon mekanizması, çirkinliğin ötesine geçip bunu başlatanların bile midesini bulandırdı” diyen Şahin, “Hanımlar arasındaki rekabet daha dehşetli daha çirkin yaşandı. Çocuklar bile bu çirkinliğin içine çekildi. Eşin başörtülü olması atılmak için tek başına yeter de artar bile. Eşiniz başörtülü değilse kurtulamadınız. Anne babanız, kardeşleriniz veya yakın akrabalarınız veya aile dostlarınız arasında sakallı veya başörtülü olanlar varsa çıranız yandı. Arkanıza takılan meslektaş rakipleriniz gönüllü ihbar sistemini çok kısa bir zamanda oluşturdu” diyerek gözlemlerini okuyucusuyla paylaştı.
Örnek bir askerdi ödülleri de vardı YAŞ emeklisi Kemal Şahin ordu içerisinde “örnek teşkil eden tutum ve davranışları” nedeniyle takdir toplayan bir asker olması nedeniyle ödüllendirilmişti. Şahin'in 5 adet takdirnamesi bulunuyor. Onlardan birisi de ihracından henüz bir yıl önce verilmişti: “2'nci Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanlığı; Sizi emsallerinize örnek teşkil eden olumlu tutum ve davranışlarınızdan dolayı takdir eder, başarılarınızın devamını dilerim. 4 Nisan 1997. Mehmet Volkan, Tuğgeneral, Tugay Komutanı.”
Yazmış imzalamış al sana işte belge Şahin kitapta sicil belgesine neler eklendiğini de şöyle anlatıyor: “Evime geçmiş olsun ziyaretine gelen Asayiş Daire Başkanı Kur. Alb. H.H. bir kağıdın üst ortasına 'BELGEDİR' yazmış ve altına da 'Evine yapmış olduğum ziyarette eşinin başörtülü olduğu görülmüştür' diye yazmış imzalamış. İşte sana belge. 'Hukuk Devleti' olduğunu ilan etmiş bir ülkenin ordusunun daire başkanlığına atanmış kurmay albayın hazırladığı bir suçlama için yeterli ve geçerli belge. Ve bunu belge olarak kabul eden sıralı sicil amirleri, yani bir tümgeneral, bir torgeneral ve Jandarma Genel Komutanı olan bir orgeneral. Ve YAŞ'ın bilge, yanılmaz üyeleri olan on beş tane daha orgeneral veya oramiral, bu belgeyi belge olarak kabul edip dünya aleme benim eşimin başörtüsü yüzünden irticacı olduğuma karar verdiler.”
kaynak
Biz osmanlıdan böyle aile terbiyesini mi miras aldık. Bacılarımız bizlerin mahremiyetidir, şerefidir, namusudur. Nerede kaldı aile ahlakımız, aile mahremiyetimiz.
Yakışır mı elalemin hanımının kıyafetine karışmak. sığarmı insanliga. üzülüyorum nerden nerelere geldik
|