Kızar Mısın...?
Pencere önünde efsun gibiyim.
Ufuklar bulutlu,mahzun gibiyim.
Sen varsın baktığım her noktada yar...
Kayasını bulmuş yosun gibiyim.
Aklıma yanık türküler düşüyor.
Yakılmadık..
Sen varsın baktığım her noktada yar...
Sen varsın...
Sen varsın baktığım her noktada yar...
Aşka dair mısralar dizmekte sevdalı gönlüm.
Kızar Mısın...?
Duygularım kara sevdanın bestesinde.
Kayasını bulmuş yosun gibiyim.
Hayatım son bulur kopartılırsa.
Sana,işte öylesine vurgunum yar...
Duygusal,alıngan ve gamlıyım.
Ama Kara Sevdalıyım yar...
Gel,Gel diye çağıran,daveti var gözlerinin.
Sen varsın baktığım her noktada yar,sen varsın.
Serseri kuşlar gibi serenat söylemekte,
Yüreğim....
Kalbime adını işledim,senden habersiz.
Kızar Mısın...?
Utansın
Bir ömür adadım sana sultanım.
Gönülde cennetim, dünyada han’ım
Yaratandan sonra mevkiim, makamım,
Kokunu çalarsa rüzgar utansın..
Duygu sellerinde bendi tutansın,
Kitabım, inancım gibi kutsalsın,
Sevda buketinde gerçek goncasın,
Seni incitmişse yürek utansın..
Sakınırım seni kitabım gibi,
Sevgin en samimî hitabım gibi,
Kalbi sarmalayan kaburgam gibi,
Sakınmazsa seni, ruhum utansın..
Sır olup dolaştım arzın üstünde,
İlahi sanatın yonttuğu büstte,
Kimse dokunduysa ya da öptüyse,
Başka el değdiyse beden utansın..
Senden baskasından aldıysam koku,
Kahreder kuşkunun en hafif şoku..
İstersen yarayım kalbimi oku,
Rastlarsan bir ize, gönül utansın..
Gel
Beklerim bıkmadan, hazan olsa da.
Ağarmış, bembeyaz saçlarınla gel...
Gönül yaprak döktü, bağ bozumunda,
Güllerin solsa da dikenlerle gel...
Ne çıkar gülmeyi unutsa yüzün?
Dünyayı kavuran ahlarinla gel.
Aşinasi olduk biz artık hüznün,
Derdinle, gamınla, ferdanınla gel.
Çekerim kahrını, mihnetinle gel,
Bağışladım ama, iffetinle gel.
O çatik, öfkeli kaşlarınla gel,
Gel, beni öldüren saçlarınla gel...
Eğer
Benden başkasına baktıysa derin,
Tutundugun dalda titresin elin...
Kapansın, kör olsun gören gözlerin,
Verdiğin ikrarı bozarsan eğer...
Yazmak güç, zorlansam kırılır kalem,
Ahıma yol versem kavrulur alem,
Yada verdi isen kuşkulu selam,
Beter ol, canana küstüysen eğer...
Arada hatırla, bu baba mustu,
Sinemde bilmedik sitem tutuştu,
Serde sevdalara kıskançlık düştü,
Şad ol, sen de beni sevdiysen eğer...
Bulmuşum
Zehri ben kupadan kadehten degil,
Gözlerinden içip sarhoş olmuştum,
Maziyi andıkca hürmetle eğil,
Ben kendimi o sevdada bulmuştum...
Bir çeliski gibi sanki anılar,
Sihirden ibaret tükenen yıllar,
Her köşe başında boş hatıralar,
Ben yolumu şaşırdikca bulmusum...
Adressiz yollarda koşup yoruldum,
Pişmanlik hissinde tövbeyi buldum,
Kendime değisik bir dünya buldum,
Halsiz düştü, cirpinmakta can kusum...
Hayat umutsuzluk gibi ufakta,
Sıcagi titrerken bildim sogukta,
Yokuslar amansiz bu yolculukta,
Yıllar yılı boş hayeller kurmuştum...
Bir Bakış
Başımda kasırga, gözlerimde nem,
Sanki, bir el onu silecek gibi...
Kendimi sorguya, ah çekebilsem!
Kader sanki bana gülecek gibi...
Uslansa yüreğim, özüne dönse,
Azgın fırtınalar, dinecek gibi...
Sinemde yaktığım o ates sonse,
Hayatim düzene girecek gibi...
Hep uzaklardasın, paslandı bahım.
Bir bakış, büyüyü bozacak gibi...
Yıllardır; umustsuz, mutsuz bedbahtım,
Pencereme, güneş doğacak gibi...
Anlamaz Oldu
Şeyda bülbül gibi, ah uzardayım,
Isıkşız geceler kadar dardayım.
Âlem güler oynar, ben hep gamdayım.
Dilimden kimseler anlamaz oldu.