Ağustos 01, 2010, 04:57:00 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Trafiğe çıkmadan önce bu videoyu mutlaka izleyin


 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Son Konular Giriş Yap Kayıt  







Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Reklam vermek için tıkla
(Aylık 30 YTL)
Reklam Alanı
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
www.xvidmania.com
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: affet babacığım  (Okunma Sayısı 1726 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ağlayan yolcu
yolcu
Master MaNiaCı
******

Rep Gücü: 34
Rep: 29


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 871


www.xvidmania.com



Durumum:

« : Nisan 26, 2007, 23:48:47 »

      
 Affet Babacıığım
 Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu. Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve 'Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak' diyerek rest çekti.

Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can 'Baba ben de seninle gelmek istiyorum' diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına 'Baba nereye gidiyoruz ?' diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı. En son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi. Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terk etti.

Arabaya bindiler. Can yol çıktıklarında ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can 'Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim' diye sorunca Dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında 'Beni affet baba' diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu 'Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet' diye hatasını belli ediyordu.. Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...

'Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum 
Logged
canyoldascan
Yeni MaNiaCı
*

Rep Gücü: 0
Rep: 0


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2

www.xvidmania.com



Durumum:

« Yanıtla #1 : Eylül 18, 2008, 16:45:52 »

Teşekkürler...
Logged
zerozone
Yeni MaNiaCı
*

Rep Gücü: 0
Rep: 0


Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2

www.xvidmania.com



Durumum:

« Yanıtla #2 : Şubat 15, 2009, 15:48:05 »

gercekden cok güzel, tesekkürler
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 70.770
Mesaj: 255.689
Konu: 12.468

Son Üyemiz warpath
XviDMania'ya Hoşgeldin
Mania Menü
Eski Yerli Filmler
Yerli Diziler
Yabancı Diziler
Yabancı Filmler
CCF & Cryptload

Son 10 Konu
- Hayat Sevince Güzel - Ze...
- Aci Lokma (1986) - Kücük...
- Dokuz Dağın Efesi - Tanj...
- Hamal (1976) İrfan Ataso...
- Gülen Gözler - Münür Özk...
- Mission: Impossible - Dv...
- The Twilight Saga: Eclip...
- Öğretmen |1988|TvRiP|Kem...
- Çöpçüler Kralı - Kemal S...
- Polizei - Kemal Sunal, B...
Reklam



Toplistler



Dost Siteler
AlemSanaL



MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!

Bu Sayfa 0.104 Saniyede 28 Sorgu ile Oluşturuldu

Google ve orumceklerin son ziyareti Temmuz 24, 2010, 04:47:22